7. SINIF EKOSİSTEM

7. SINIF EKOSİSTEM


EKOSİSTEMLER :

Canlılar yaşadıkları alanlarda tek başlarına bulunmazlar. Canlılar, hem diğer canlılarla hem de cansız varlıklarla sürekli etkileşim halindedirler (ilişki kurarlar). Canlıların diğer canlılarla veya cansız varlıklarla ilişki kurmasının nedeni beslenme ve üreme ihtiyaçlarını karşılamak istemeleridir.
Canlıların birbirleriyle ve çevreyle olan ilişkilerini inceleyen bilim dalına ekoloji (çevre bilim) denir.
Dünya?da, okyanus dibinde 1000 metre derinliğe ve deniz seviyesinden 6 bin metre yüksekliğe kadar uzanan, canlıların yaşayabildiği, hava, toprak ve sulardan oluşan canlı küreye biyosfer (ekosfer) denir.

1- Tür :
Birbirlerine en çok benzeyen, ortak atadan gelen, üreyebilen ve döllendiklerinde (çiftleştiklerinde) kendilerine benzer canlılar (bireyler) oluşturan canlılar topluluğuna tür denir.
Dünya?da yaklaşık 1,5?2 milyon canlı türü yaşamaktadır. (10 milyon tür olduğu sanılıyor fakat tanımlanamıyor). Doğada insan, kedi, köpek, balık, kuş, yılan, geyik, çam, gül, gibi türler bulunur.
Doğada yaşan her canlı bir türe ait değildir. Bir canlının herhangi bir türe ait olabilmesi için üreyebilmesi gerekir. Katır ve kurt köpeği üreyemedikleri için bir türe ait değillerdir.
Her canlı türünü oluşturan bireyler, diğer bireylere benzemekle birlikte farklı özellik gösterirler.

2- Popülâsyon :
Belli bir bölgede (yaşama alanında) yaşayan aynı türe ait bireylerin oluşturduğu topluluğa popülâsyon denir. (Geyik popülâsyonu, sazan balığı popülâsyonu, Karadeniz Bölgesi?ndeki karaçam popülâsyonu gibi popülâsyonlar vardır).
Bir türe ait bireyler farklı bölgelerde farklı popülâsyonlar oluşturabilirler. Farklı fiziksel özelliklere sahip olan iki ortam yan yana olsa bile bu ortamlarda yaşayan aynı türe ait bireyler farklı popülâsyonları oluştururlar.
Popülâsyonlar bulundukları ortamın şartlarından etkilenerek büyüyüp, küçülebilir ve zamanla değişikliğe uğrayabilir. Popülâsyondaki bireylerin sayısı iç ve dış faktörlerin etkisiyle değişebilir. Doğumlar ve iç göçler popülâsyondaki birey sayısını artırırken, ölümler ve dış göçler popülâsyondaki birey sayısını azaltır. Popülâsyondaki birey sayısının artması popülâsyonun büyümesini, birey sayısının azalması da popülâsyonun küçülmesini sağlar.
(Belli bir bölgede yaşayan aynı veya farklı türlerin oluşturduğu popülasyonların hepsine birden kommunite denir).
(Bir popülasyona birim zamanda katılan fert sayısı popülasyonun doğum oranını, ayrılan fert sayısı popülasyonun ölüm oranını verir. Belli bir zamanda birim alanı işgal eden birey sayısına popülasyon yoğunluğu denir. Belirli şartlar altında bir ekosistemde veya habitatta yaşayan bir türe ait bulunabilecek en yüksek fert sayısına popülasyonun taşıma kapasitesi denir. Denge halindeki popülasyonlarda genç, yetişkin ve yaşlı birey sayıları eşit olarak dağılmıştır. Genç ve yetişkin bireylerin yoğun olduğu bir popülasyon gelişmekte ve hızlı büyümektedir. Yaşlı bireylerin daha yoğun olduğu bir popülasyon gerilemekte ve küçülmektedir. Popülasyonların büyüyüp küçülmesini sağlayan dengeleyici faktörlerin en önemlileri besin miktarı, yaşam alanı, dış ve iç göçler, ışık, nem, sıcaklık, besin, artık maddeler, deprem, savaş, bulaşıcı hastalıklar, yangın ve düşmanlar şeklinde sıralanabilir).

3- Habitat (Yaşam Alanı) :
Bir canlı türünün yaşamını sürdürdüğü, beslendiği, büyüdüğü ve uyum sağladığı alana habitat veya yaşam alanı denir. Canlılar yaşamını sürdürmek için bulundukları ortama uyum sağlamak zorundadırlar. Bu nedenle her canlı türünün habitatı aynı değildir.
Geyikler ormanda, balıklar suda, kangurular Avustralya?da, inci kefali Van Gölü?nde, kelaynak kuşları Birecik?te yaşarlar ve bu yerler o türlerin habitatlarıdır. İnsanların habitatı ise ev, okul, işyeri gibi alanlardır.

4- Ekosistem :
Doğada, canlı ve cansız varlıkların içinde bulunduğu, yaşamlarını sürdürdükleri ve birbirleriyle etkileşimde (ilişkide) bulundukları belli bir alana yani sınırlandırılmış çevreye ekosistem denir.
Ekosistemler canlı (biyotik) ve cansız (abiyotik) varlıklardan oluşurlar. Canlılar bulundukları ekosistemde hem diğer canlılarla hem de cansız varlıklarla sürekli ilişki kurarlar.
Ekosistemlerde insanlar, hayvanlar, bitkiler, mantarlar ve mikroorganizmalardan oluşan çevreye biyolojik (canlı = biyotik) çevre denir. Ekosistemlerdeki canlı varlıklar beslenme şekline göre üretici, tüketici ve hem üretici hem de tüketici canlılar olarak, yaşama şekline göre de çürükçül yaşayanlar, ortak yaşayanlar ve parazit yaşayanlar olarak gruplandırılırlar.
Ekosistemlerde su, sıcaklık, ışık, toprak, rüzgâr (iklim), nem, hava gibi cansız varlıkların oluşturduğu çevreye de cansız (abiyotik) çevre denir.
Canlılar, bulundukları ekosistemde yani çevrede yaşamlarını sürdürebilmek için bu çevreye ve çevre şartlarına uyum sağlamak zorundadırlar. Bu nedenle canlılar her ekosistemde yaşayamazlar. Canlıların bir ekosistemde yaşayabilmeleri için özelliklerinin o ekosisteme uygun olması gerekir.
? Çölde yaşayan canlıların vücutlarında su depo edebilmeleri. (Kaktüslerin etli gövdelerinin develerin hörgüçlerinin olması).
? Kuzey Amerika?da yaşayan çöl tavşanlarının uzun kulaklarındaki kan damarlarının vücut ısısını yükseltmesi.
? Kutuplardaki ayı ve tavşanların vücutlarında kalın yağ tabakası bulundurmaları.
Bütün ekosistemlerin özellikleri farklıdır. Bir ekosistemin özelliğini o ekosistemi oluşturan su, sıcaklık, ışık, toprak, rüzgâr (iklim), nem, hava gibi cansız varlıklar belirler.
Ekosistemler çok küçük olabileceği gibi büyük ekosistemler de vardır. Taşın altında yaşayan canlıların oluşturduğu ekosistem olabileceği gibi çöl, orman, göl, akarsu, deniz ekosistemleri de vardır. Büyük ekosistemler içlerinde daha küçük ekosistemleri de barındırırlar. En büyük ekosistem ise Dünya?dır.

- Ekosistemi Oluşturan Canlı Varlıkların Sınıflandırılması :
Ekosistemleri oluşturan canlı varlıklar, beslenme ve yaşama şekillerine göre gruplandırılırlar.
a) Beslenme Şekline Göre Canlılar :
Canlılar beslenme şekline göre üreticiler, tüketiciler ve hem üretici hem de tüketiciler olmak üzere 3 grupta incelenirler.
1- Üreticiler (Ototrof Canlılar) :
Kendi besinlerini kendileri üretebilen canlılardır. Üreticiler, fotosentez yoluyla karbondioksit, su, madensel tuzlar ve güneş enerjisini kullanarak oksijen, besin ve kimyasal enerji üretirler. Üretilen kimyasal enerjinin bir kısmını kendi yaşamsal faaliyetleri için kullanırlar, kalan kısmını da protein, karbonhidrat, yağ, vitamin şeklinde bitkinin kök, gövde, yaprak, tohum, meyve gibi kısımlarda ürettikleri besinlerde (besinlerin kimyasal bağlarında) depo ederler. Bitkiler tarafından depo edilen besinler diğer canlıların besin ve enerji ihtiyacının karşılar.
? Yeşil bitkiler, mavi ? yeşil algler (su yosunları), öglenalar, bazı bakteriler ototrof canlılardır.
2- Tüketiciler (Heterotrof Canlılar) :
Kendi besinlerini kendileri üretemeyip, dışarıdan hazır olarak aldıkları besinlerle beslenen canlılardır. Tüketiciler, hem üreticilerle hem de diğer tüketicilerle beslenirler.
Tüketiciler, aldıkları besin kaynağına göre otçullar, etçiller ve hem otçul hem de etçiller olarak üç grupta incelenirler.

? Otçullar (Otoburlar = Herbivorlar) = 1. Dereceden Tüketiciler :
İhtiyaçları olan besin maddelerini ve enerjiyi üreticilerden yani yeşil bitkilerden karşılayan canlılardır.
? Koyun, keçi, inek, et, eşek, geyik, fil, zürafa, zebra, (maymun), sincap, tavşan.

? Etçiller (Etoburlar = Karnivorlar) = 2. Dereceden Tüketiciler :
İhtiyaçları olan besin maddelerini ve enerjiyi diğer hayvanları (otçul ve diğer etçilleri) yiyerek karşılayan canlılardır.
? Aslan, kaplan, köpek, kurt, tilki, sansar, kartal, şahin, baykuş, atmaca, kertenkele, timsah, köpek balığı, yılan.

? Hem Etçil Hem de Otçullar (Hepçiller = Omnivorlar) = 2. Dereceden Tüketiciler :
İhtiyaçları olan besin maddelerini ve enerjiyi hem üreticileri yani yeşil bitkileri hem de diğer tüketicileri yani hayvanları yiyerek karşılayan canlılardır.
? İnsan, ayı, maymun, kuşların büyük bir bölümü, kaplumbağa, bazı balıklar, fare, domuz.

3- Hem Üretici Hem de Tüketiciler (Hem Ototrof Hem de Heterotrof Canlılar) :
İhtiyaçları olan besinin bir kısmını fotosentez yoluyla kendileri üreten bir kısmını da bazı canlıları yiyerek karşılayan canlılardır. Bu canlılar (protein sentezi için gerekli olan) azot ihtiyacını yakaladığı böcekleri yiyerek karşılarlar. Bataklıkta yaşayan böcekçil bitkiler (sinekkapan ve ibrik otu) bu gruba girerler.

NOT : 1- ? 1. Dereceden Tüketiciler = Üreticileri Yiyen Canlılar
Otçullar
? 2. Dereceden Tüketiciler = 1. Dereceden Tüketicileri Yiyen Canlılar
Etçiller
? 3. Dereceden Tüketiciler = 1. ve 2. Dereceden Tüketicileri Yiyen Canlılar
Etçiller ? Hem Etçil Hem de Otçullar

Yorum Yaz
sayaç
-->
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !