Şeker hastalarına sağlıklı tatil önerileri

2016-07-03 23:07:00
Şeker hastalarına sağlıklı tatil önerileri |  görsel 1

Diyabetlilerin iyi bir planlama ve hazırlık döneminden sonra tatile gitmeleri ve orada doktorun önerdiği diyet listesine uygun beslenmeleri gerekiyor… Ramazan Bayramı'na sayılı günler kaldı. Ülkemizde en yaygın görülen kronik hastalıklar arasında bulunan şeker (diyabet) hastaları, tatil atmosferinde hastalıkları konusunda yeterince özen göstermezse soluğu acil serviste alabiliyor. Şeker hastalarının mutlu ve sorunsuz bir tatil geçirebilmeleri için neler yapmaları gerektiği konusunda Türkiye Metabolik Cerrahi Vakfı Başkanı Doç. Dr. Alper Çelik şu bilgileri verdi… Güneşlenme kriterleri Güneş yağı kullanma ya da güneşin dik olduğu saatlerde güneşlenmeme gibi kurallar diyabetliler için de geçerlidir. Aşırı güneşlenme sıvı kaybı nedeniyle böbrekleri etkileyebilir. Sıvı miktarını arttırmalılar.Ayrıca egzersizi de ihmal etmeyerek hipoglisemi yani ani şeker düşmesine karşı gerekli önlemler alındıktan sonra günde yarım saat yürüyüş ve yüzme gibi aktivitelerde bulunulmalı. Nelere dikkat edilmeli? Şeker hastaları nerede tatil yapacakları ve yanlarında ne götürecekleri konusunda titiz olmalı. Diyabet hastaları tatil için mutlaka sağlık ünitesi bulunan bir yeri tercih etmeli, yaralanmalarına sebep olabilecek etkinliklerden uzak durmalılar. Tıbbi gereksinim çantasının içine koymaları gerekenler; kan şekeri ölçüm cihazı, ara öğün, hipoglisemi riskine karşı şeker ya da meyve suyu, varsa kullandıkları iğneler ve iğne uçları… Açık büfe tuzaklarından uzak durun Tatilde açık büfe yemekler için en önemli kural, küçük bir tabak kullanmanız ve porsiyonlarınızı o tabağa göre ayarlamanızdır. Az ve size uygun besinler tüketmelisiniz. Diyabet hastaları tatil... Devamı

Su içmek yaralara da iyi geliyor

2016-07-03 23:05:00
Su içmek yaralara da iyi geliyor |  görsel 1

Yaz aylarında su ihtiyacının yeteri kadar karşılanmaması, yaralanma vakalarında iyileşmeyi geciktiriyor. Yeterli miktarda su içmek vücudu yaralanmalarda daha çabuk iyileştiriyor. Yara Bakım Hemşiresi Deniz Yahcı, yara iyileşmesinde beslenmenin ve yeterli su tüketiminin önemine dikkat çekti Yara bakımı açısından yeterli sıvı alınmadığı zaman yara bölgesinde oluşan dehidratasyonun (Susuzluk), kan volümü düşüklüğüne neden olduğunu buna bağlı olarakta O2, besin öğeleri ve immün hücrelerin hasarlı dokuya taşınmasının yetersiz olduğu için yara iyileşmesinin geciktiğini sözlerine ekliyor. VİTAMİN DE ÇOK ÖNEMLİ Çevreye bağlı faktörler dışında yara iyileşmesinde beslenmenin önemine değinen Yahcı, özellikle protein, arjinin ve glutaminin yanı sıra çinko, bakır, A vitamini ve C vitamininin yara iyileşmesinde etkin olan besin öğeleri olduğunu belirtiyor. Deniz Yahcı sözlerine şöyle devam ediyor; “İyi dengelenmiş bir diyet gerekli. Vitaminler yaraların iyileşme sürecinde büyük rol oynuyor. Bundan dolayı vitamin desteği almanız çok önemli. Özellikle insan derisi proteinden oluştuğundan kesik ya da yara olduğunda ekstra protein gereklidir. Bu durum genellikle operasyon geçirenler için geçerlidir çünkü ameliyat protein ve kalori ihtiyacını arttırır. Vücudunuz yaraları onarmak ve iltihabı azaltmak için antikor ve bağışıklık hücreleri üretmeye ihtiyaç duyar. Yeterli protein olmadan iyileşme gecikir ve enfeksiyon riski daha da artar. Su en iyi serinleticidir. Suyun yerini hiçbir meşrubat, çay, kahve, ya da gazlı içecek tutamaz. Terleme ile artan sıvı kaybını karşılamak amacıyla günde mutlaka 2.5-3 lt litre su içmeli ve asitli... Devamı

Lyme hastalığı kene ısırığıyla bulaşıyor ve çok tehlikeli

2016-06-16 23:14:00
Lyme hastalığı kene ısırığıyla bulaşıyor ve çok tehlikeli |  görsel 1

Dokuz Eylül Üniversitesi Biyoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Barbaros Çetin, kronik yorgunluk, huzursuz bacak sendromu, kalp krizi, beyin tümörü, otizm gibi birçok hastalığı taklit eden Lyme bakterisi ile Türkiye'de 10 milyon kişinin yaşadığını savundu. Çetin, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Lokali'nde yaptığı açıklamada, kene ısırığıyla bulaşan Lyme hastalığının dünyayı saran gizli salgın olduğunu belirtti. Dünyada birçok ülkede Lyme hastalığı konusunda düzenlemeler yapıldığını kaydeden Barbaros Çetin, sadece ABD'de 20 milyon Lyme hastası bulunduğunu ifade etti. Lyme hastalığının sinir sisteminde, kalpte tutulumlar yapabildiğini ifade eden Çetin, insan vücudunda 800'e yakın semptoma neden olduğunu anlattı. HASTALIĞIN DİĞER ADI "BÜYÜK TAKLİTÇİ" MS'in de Lyme hastalığına bağlı olarak gelişebildiğine dikkati çeken Barbaros Çetin, "Lyme hastalığının sadece romatizma benzeri tabloya yol açmadığı, aynı zamanda vücuda yerleştiği bölgeye göre birçok farklı belirti ile ortaya çıkabileceği anlaşıldı" dedi. Büyük Taklitçi adıyla da bilinen Lyme hastalığı belirtilerinin birçoğunun diğer hastalıklarla karıştırıldığını anlatan Çetin, şunları anlattı: "Şu ana kadar yapılan araştırmalar Lyme hastalığının 350'den fazla hastalığı taklit edebileceğini gösterdi. Taklit ettiği bu hastalıkların başında günümüzde hızla yaygınlaşan kronik yorgunluk, huzursuz bacak sendromu, epilepsi, MS, ALS, Lupus, Alzheimer, Parkinson, otizm, hiperaktivite ve dikkat dağınıklığı, kalp hastalıkları, kalp krizi, beyin tümörü, migren, kronik bağş ağrısı, fetus ölümü ve düşük, birçok cilt ve kas hastalığı gelmektedir." "TÜRKİYE'DE BİLİNMİY... Devamı

Google iğnesiz kan alma teknolojisi

2015-12-13 12:40:00
Google  iğnesiz kan alma teknolojisi |  görsel 1

Google, iğnesiz kan alma teknolojisi üzerinde çalışmalarını başlattı. Google sağlık alanındaki çalışmalarını akıllı bileklik veya saat üzerinde değil bu kez gerçek bir medikal ürün üzerinde sürdürüyor. Gazla çalışan bir mikropartikülle deriyi delen cihaz, negatif basınç uygulayarak haznesine bir miktar kan örneği çekiyor. Bileğe takılan bir başka cihazla uyumlu çalışması planlanan kan alma cihazı böylece hasta veya doktorlara daha hızlı ve daha basit test sonuçları sunacak. Ancak bu yolla elde edilen kan miktarı “örnek” sayılabilecek bir miktarda olduğu için iğneyle kan almanın yerine geçeceğini söylemek zor. Söz konusu cihaz daha ziyade hızlı kan örnekleri için çözüm sunacak. Örneğin kan şekeri seviyesini ölçmek isteyen şeker hastaları bu cihaz yoluyla bunu kendi başlarına gerçekleştirebilecek. Söz konusu cihaz daha ziyade hızlı kan örnekleri için çözüm sunacak. Örneğin kan şekeri seviyesini ölçmek isteyen şeker hastaları bu cihaz yoluyla bunu kendi başlarına gerçekleştirebilecek.   Devamı

Diyabet riski taşıyanlara aşı müjdesi

2015-12-12 17:04:00
Diyabet riski taşıyanlara aşı müjdesi |  görsel 1

Diyabet riski taşıyanlara aşı müjdesi Çalışmalar sonuçlandığı takdirde, diyabet riski altında olan ve riskli genleri taşıyan kişiler önceden aşılanarak Tip 1 diyabetin ortaya çıkışını önlemek ve bu hastalığı tarihten silmek mümkün olabilecek Geçen hafta Kanada'da yapılan Dünya DiyabetKongresi'nde üzerinde yıllardır konuşulan diyabete karşı aşı geliştirilmesi konusunda çok önemli bir çalışma sunuldu. Bu çalışmada, Tip 1 diyabetin"enterovirüsler"le doğrudan ilişkili olduğu bildirildi. Enterovirüsler içinde özellikle "koksaki virüsleri"nin Tip 1 diyabette insülin salgılayan beta hücrelerinin harabiyetine sebep olan otoimmün mekanizmaları tetiklediği gösterildi. Koksaki virüsü, bildiğimiz gribe neden olan virüslerden biridir. Gerçekten uzun yıllardan beri grip salgınlarında, Tip 1 diyabetli vaka sayısında büyük ölçüde artış olduğu bilinmekteydi. 17 üniversitenin katıldığı "nPOD Viral Grubu"nun yaptığı çalışmalar sonucunda, diyabete yatkın genleri olan kişilerde diyabetin önce bir enterovirüsler enfeksiyonu ile tetiklendiği, sonra uzun yıllar insülin salgılayan hücrelerde kronik bir enfeksiyonun sessiz bir şekilde gittiği ve yeni bir alevlenmeyle hastalığın ortaya çıktığı gösterildi. Bu bulgulardan yola çıkarak Finlandiya'daki Tampere Üniversitesi, "Enterovirüs71" (EV71) aşısını tip 1 diyabet açısından riskli olan hastalarda denemeye başladı. 5120 kişide uygulanan EV71 aşı sonuçları, dünyaca ünlü Lancet Dergisi'nde yayınlandı ve aşının % 90 oranında etkili olduğu ortaya çıktı. Halen dünyada beş büyük grubun yürüttüğü çok merkezli pro... Devamı

Karabüklü Kendi Küçük Yüreği Büyük Kardeşimizi Kutluyoruz...

2011-03-01 12:53:00

Esenler Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü Türkiye genelinde “Kapakları Topla Gel Kalmasın Artık Engel” adlı kampanyayı başlatarak ülke genelinde yaşayan ihtiyaç sahibi vatandaşlara Plastik kapak karşılığı Tekerlekli sandalye dağıtıyor.       Kampanya kapsamında  Karabük’te DÇ.İlköğretim Okulu 1.Sınıf Öğrencisi Baran Açıkgöz’ün ve Babasının öğretmenlik yaptığı Cumhuriyet Lisesinin önderliğinde İl ve İlçelerdeki Okullarda toplanan yaklaşık 350 bin kapak karşılığı altı engelli vatandaşa Cumhuriyet Lisesi’nde düzenlenen tören ile tekerlekli sandalye verildi.   Okulun bahçesinde düzenlenen törene  Karabük Vali yardımcısı Mehmet Polat, Safranbolu Belediye Başkanı Necdet Aksoy,Karabük Milletvekilleri Mehmet Ceylan ve Cumhur Ünal,Esenler Belediye Başkan Yardımcısı Ömer Çetinkaya,İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Beşler,çok sayıda okul müdürü ve öğrenci katıldı. İstiklala marşı okunurken bir engelli vatandaş ise öğrencilerin yardımıyla ayağa kalkarak İstiklal marşını okudu.   İlköğretim Okulu birinci sınıf Öğrencisi Baran Açıkgöz kürsüde yaptığı konuşmada’’Yaklaşık dört ay önce öğretmenimiz bize bu kampanyadan bahsetti.Topladığımız kapaklar karşılığında tekerlekli sandalyeler alabileceğimizi ihtiyaç sahibi olan kişilerede bu tekerlekli sandalyeleri verebileceğimizi söyledi.Eve gelince bu kampanyadan anneme ve babamada behsettim.Babamın öğretmrenlik yaptığı okulda bu kampanya başladı ve bütün Karabük’e yayıldı.Bizler topladığımız kapkalar ve Esenler Belediye2sinin destekleriyle altı tane tekerlekli sandalyemiz oldu.Bugün burada bu sandalyeleri ihtiyaç sahiplerine vereceğiz.Bu y&u... Devamı

Boyun ağrısını engelemenin yolları

2010-12-31 14:36:00

Boyun ağrısını engelemenin yolları Eğer siz de tüm gün bilgisayar karşısında çalışıyorsanız, yaşamınızın bir döneminde boyun ağrısı çekmeniz kaçınılmaz. Günlük hayatta alınabilecek basit önlemlerle boyun ağrılarının oluşmasını önlemek mümkün. Boyun ağrısına engel olmanın 9 yolu Araştırmalar, Amerikalılar’ın yüzde 50′sinin her yıl boyun ağrısı şikayetiyle hekime başvurduğunu gösteriyor. Neyse ki boyun ağrıları, bu kişilerin sadece yüzde 10′un günlük faaliyetlerini etkiliyor. Boyun ağrısı özellikle birçok ofis çalışanının şikayeti. Tüm gün bilgisayar karşısında çalışmak, günlük iş hayatındaki gerginlikler boyun ağrılarının artmasına neden olan etkenlerden. Boyun ağrıları, basit ağrı kesicilerle giderilebildiği gibi gün içinde uygulanan sıcak-soğuk kompresler de işe yarayabilmektedir. Bunun için ağrılı bölgeye 20 dakikalık sürelerle buz torbası veya havluya sarılmış buz parçaları ile kompres yaptıktan sonra ılık bir duş almak veya sıcak su torbası uygulamak yeterli olmaktadır. Bu yöntemler var olan ağrıların giderilmesi için kullanılır. Günlük yaşamda alınabilecek bazı önlemlerle ağrıların önüne geçmek de mümkün. İşte uzmanlardan öneriler: 1. Yüzüstü yatmaktan kaçının. Bu pozisyon boynunuza fazladan yük bindirmektedir. Boynunuzun doğal kıvrımını destekleyecek bir yastık seçin. 2. Dişlerinizi sıkmamaya gayret edin. Bu hareket boyun kaslarınızı gerebilir. 3. Olabildiğince faal olun. Düzenli fiziksel aktivite yapan bireylerin tekrar eden boyun ağrısı geliştirme olasılığı çok daha azdır. 4. Zihinsel stres oranını düşürmeye çalışın. Boyun bölgesindeki gerilmeler kas zorlanmalarına neden olabilir. Dahası, olumlu bir yaklaşı... Devamı

Göz tembelliği nedir

2010-12-20 14:30:00

Göz tembelliği nedir Gözü miyop, astigmat veya hipermetrop. Diğer gözü ise daha az miyop yada normale yakın. Beyin daha doğru ve net olan gözün gönderdiği görsel uyarıları değerlendirmeye alır. Diğer gözden daha az net gelen görüntüleri ise beyin kabul etmez ve gözlük kulanmadığı içinde tembellik ortaya çıkar. Bu durumun oluşmaması için çocuğun kırma kusuru varmı yokmu diye bir göz doktoruna götürmek gerekir, zira bu bozukluğu her zaman aile anlayamayabilir. Çocuğa gözlük takılıp, fazla net olan göz kapatılıp diğer gözün de çalıştırılması sağlanır. En fazla 5 yaşına kadar yapılabilir. Devamı

Yorgunluk Giderici Besinler

2010-12-14 00:17:00

Yorgunluk Giderici Besinler Kendinizi sürekli olarak yorgun hissediyorsunuz. Bu durum, yetersiz dinlenmekten kaynaklanabileceği gibi, beslenmenizdeki düzensizliklerden de ileri gelebilir. Niasin, B1, B2, B6, B12, folik asit ve C vitamini ile demir, potasyum, krom, selenyum ve iyot minerallerinin yetersizliği durumunda yorgunluk kendini gösterir. Peki bazı besinlerin yorgunluğu önlediğini biliyor musunuz? işte size yorgunluğu giderecek yiyecekler: Balık Niasin ve B 2 vitamini, demir, krom, selenyum ve iyot minerali içerdiği için haftada 2-3 kere yenilmelidir. Bu bağlamda ton balığı da oldukça yararlıdır. Yağlı tohumlar Niasin ve E vitamini, demir ve potasyum minerali içeren fındık, yerfıstığı, badem ve ceviz tüketim sıklığına ö Nem verilmeli, ancak yüksek enerji içeriklerinden ötürü miktarına dikkat edilmelidir. Günde bir avuç yenilmesi sayısız yarar sağlar. Yeşil yapraklı sebzeler C, E ve B 2 vitamini ile demir ve potasyum minerali açısından önem taşıyan yeşil yapraklı sebzelerin özellikle koyu renkli olanlarının tercih edilmesi önerilmektedir (ıspanak, roka, Nane, tere, pazı). Yumurta Niasin, E ve B 2 vitamini ile demir, krom ve iyot minerallerinden zengin olan yumurta anne sütü kalitesinde Protein içerir ve “örnek protein” olarak tanımlanır. içermiş olduğu doymamış yağ asitleri sayesinde de çok besleyici bir besindir. Kurubaklagiller Niasin, B 1 ve B 2 vitamini ile demir ve potasyum içeriğinden ötürü yorgunluğa birebir gelir. Aynı zamanda içerdiği diyet lifi (posa) sayesinde kan şekerini kontrol altında tutarak Vücut direncinin sürekliliğini sağlar. Bu nedenle haftada 2-3 kere kuru fasulye, nohut, mercimek, kuru barbunya, kuru bakla, kuru börülce, soya fasulyesi gibi baklagil tüketilmelidir. Kepekli ta... Devamı

kalori Yakma Yöntemleri

2010-12-14 00:00:00

kalori Yakma Yöntemleri Yalnızca yaşam biçiminizde birtakım değişiklikler yaparak güvenli ve sağlıklı bir biçimde zayıflayabilirsiniz.. Bunu nasıl mı yapacaksınız? işte Öneriler: Özel Besinler almadan, fiyatı yüksek diyet kulüplerine gitmeden yalnızca yaşam biçiminizi değiştirerek güvenli bir biçimde kilo verebilirsiniz. Şişmanlamanın en ö nemli sebeplerinden biri yemek aralarında atıştırmaktır. Atıştıracağınız vakitlerde bol bol su için. Buzdolabınızda kolorisi yüksek fazla yiyecek olmasın. Bu şekilde hem masrafınız olmaz hem de sizi atıştırm Aya yönelten neden ortadan kalkar. Bol bol uyuyun. Böylece, yemek yiyerek alacağınız enerjiyi uyurken almış olursunuz. Alkol, sigara ekmek ve Karbonhidrat içeren yiyeceklerden mümkün olduğunca uzak durun. Karanlık mekanlarda bulunmam aya ve akşamları 1 saat önceden uyumaya gayret gösterin. Eğer akşam yatmadan dizi film izlemek istiyorsanız karanlık bir ortamda değil, aydınlıkta izleyin. Her sabah kahvaltı yapın. Kahvaltı yapmak size gün içinde tüketeceğiniz enerjiyi verecektir ve öğle vaktinde fazla acıkmayacaksınız. Öğün aralarında yemek yeme arzusu uyandığında, sevdiğiniz bir müziği dinleyin. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, müzik dinlediğinizde de sevdiğiniz bir yemeği yediğinizde de beyninizin aynı bölgesi uyarılıyor. Kesinlikle ayakta hiçbir şey yemeyin. Her gün mutlaka yeşil çay için. Araştırmalara göre, yeşil çay içmek vücuttaki kalorilerin yakılmasında çok faydalı. Günde üç bardak yeşil çay içmeye gayret gösterin. Yediğiniz yemeğe adapte olun. Televizyon izlerken, bir şeyler okurken veya e postanıza yanıt verirken yemek yemeyin. Dışarı çıkın. Günde en az yirmi dak. dışarıda oturmaya veya ... Devamı

Balıkesir Kaplıcaları Pamukçu Kaplıcaları

2010-12-13 21:55:00

Balıkesir Kaplıcaları Pamukçu Kaplıcaları Balıkesir’e 18 km., İzmir karayoluna 3 km. uzaklıktadır. Kimyasal değerlendirmelere göre su sülfat klorürlü bir nitelik taşımaktadır. Kışın 50-55’C olan su sıcaklığı yaz aylarında artmaktadır. Cilt hastalıklarına, içildiğinde mide rahatsızlıklarına, romatizmal hastalıklara, kadın hastalıklarına, üst solunum yollarının kateral rahatsızlıklarına iyi gelmektedir. Pamukçu kaplıcalarında 60 odalı bir tesis bulunmakta ve Pamukçu Belediye Başkanlığı tarafından işletilmektedir. Gönen Kaplıcaları (Gönen) Gönen ilçesindeki kaplıcanın çok eski bir tarihi vardır. Kaplıca Mısırlılar, Romalılar ve Bizanslılar zamanında işletilmiştir. Yörede yapılan kazılarda ele geçen tarihi eserler, Gönen Açık Hava Müzesi’nde bulunmaktadır. Doğa kaplıca sularına 275 metre derinlikte kaptaj yapmış, atmosfer sularından ayırmıştır. Bu nedenle kaplıca suyu dünyada çok az rastlanır bir biçimde saf, temiz ve özelliklerini yitirmeden kalmıştır. Suyun sıcaklığı 73oC olup, hem banyo hem de içilmek suretiyle yararlanılmaktadır. Su buharının solunması müzmin üst ve alt solunum yolları iltihaplarının, mineralli suyun içilmesi, mide ve 12 parmak ülseri, hazımsızlık, safra kesesi tembelliği, kalın bağırsak spazmlarının; banyo uygulamaları her çeşit romatizma, kireçlenme, ruhsal sıkıntılara bağlı ağrı ve huzursuzlukların, kadın hastalıklarının tedavisinde, karın ameliyatları veya ortopedik ameliyat sonrası dönemlerinde yararlı olmaktadır. Gönen Dağ Ilıcası (Ekşidere Gençlik İçmesi) (Gönen) Ekşidere Gençlik İçmesi Gönen ilçesine 13 km. uzaklıktaki dağ ılıcasının 100 m. İlerisindedir. Gençlik suyu sülfat klorürlü, sodyum kalsiyum ve oligometeliktir. Suyu... Devamı

Bursa Kaplıcaları ve Şifalı Suları

2010-12-13 20:29:00

Bursa Kaplıcaları ve Şifalı Suları Bursa Kaplıcaları ve Şifalı Suları Bursa, şifalı su ve kaplıcaları yönünden tarih boyunca son derece zengin bir şehir olma özelliğini her zaman korumuştur. Ne var ki bu suların bir kısmı günümüze ulaşmış, bir kısmı da ulaşamamıştır. Bursa’nın şifalı sularının banyosunun yanı sıra içme, solunum yolları, sinir, eklem, kas romatizmaları, gut, aşırı şişmanlık, kadın hastalıkları, böbrek ve safra yolları hastalıklarını da iyileştirme özelliği bulunmaktadır. Bursa, Roma döneminden itibaren şifalı suları ile ilgi çekmiş, Roma imparatorları Traianus (98-117) ve Hadrianus (117-138) dönemlerinde Bursa'da çeşitli yapıların yapıldığı ve Justinianus (527-565) zamanında da Çekirge'de hamamlar yapıldığı bilinmektedir. Bizans döneminde de hamam ve şifa kaynağı ılıcaların yapımına devam edilmiştir. Bursa'nın kaplıca suları şehrin batısındaki Bademli Bahçe ve Çekirge yörelerinden çıkmaktadır. Her iki bölgeden çıkan suların kimyasal analizleri farklı sonuçlar vermektedir. Osmanlı döneminde Bizans devrinden kalan hamamların onarımı yapılmış ve yeni kaplıcalar inşa edilmiştir. Bu kaplıcaların en tanınmışları Kükürtlü, Eski Kaplıca, Yeni Kaplıca ve Koca Mustafa Paşa Kaplıcaları’dır. Bursa şifalı sularından, kaplıca ve hamamlarından isimleri bilinip günümüze ulaşamayanlar; Vakıfbahçe Kaynağı, Zeyni Nine, Horhor Kaynağı, Havuzlu Park, Garipleraltı kaynağı, Cin Hamamı, Küplüce Kaynağı, Kükürtlü Kaynağı, Yeni Kaplıca, Kaynarca Kaynağı, Kara Mustafa Kaynakları, Şeyhi Bahçesi Kaynağı, Kabak Eşref Bahçesi Kaynağı, Bekar Hamamı, Armutlu Hamamı, çekirge Hamamı, Boyugüzel Kaplıcası ve Van Hamamı’dır. Günümüze ulaşabilenler ise; Armutlu Kaplıcaları (banyo, içme ve... Devamı

Yalova Kaplıcaları Termal Kaplıcaları (Termal)

2010-12-13 20:18:00

Yalova Kaplıcaları Termal Kaplıcaları (Termal) Yalova’nın güneybatısında Termal ilçesinde, Gökçedere ile Üvezpınar köyleri arasında sıcak su kaynakları bulunmaktadır. Bu kaynaklardan VI. yüzyıldan itibaren yararlanılmıştır. Antik Çağlarda bu kaplıcalar Pythia, Pythion, Therma isimleri ile tanımıştır. Buraya daha çok Pythia Therma denilmesinin nedeni de toprak çatlaklarından ve yarıklarından buhar ile su nedeniyle, Mitolojik Yeraltı Tanrısının burada yaşadığına inanılmasıdır. Termal Kaplıcalarında Atatürk’ün isteği üzerine Arif Müfit Mansel 1932 yılında kazı ve araştırma yapmış bu araştırmalar sırasında mezar taşları, adak stelleri, dehlizler, kilise kalıntıları bulunmuştur. Ayrıca II. Iustinianus’un (685–695; 705–711) monogramlarını taşıyan sütunlara da rastlanmıştır. Kaplıcanın bulunduğu vadinin kuzey ve güneyinden iki kırık fay hattı geçmektedir. Bundan ötürü de deprem bölgesi olan bu yerde tüf ve lavların yanı sıra konglamera, dasit ve bereşlere de rastlanmıştır. Buradaki fay kırıklarının derinliğinin 5–6 km. aşağıya indiği sanılmaktadır. Burada kaynayan mağmanın ısıttığı maden suları çeşitli kaynaklardan dışarıya çıkmaktadır. Bu kaynaklar arasında da ısı farklıklıkları bulunmaktadır. Bu kaynaklar Valide Hamamı’nda 64 derece, Termal’de 60 derecedir. Yer altı kaynaklarından sağlık açısından yararlanılmakta ve banyo kürleri yapılmaktadır. Özellikle kalp, damar, sinir sistemi hastalıkları, cilt, romatizma, bağırsak, sindirim sistemi, karaciğer, safra kesesi, psikolojik rahatsızlıklar ve kadın hastalıklarına iyi gelmektedir. Ayrıca içme kürleri de yapılmaktadır. Kaplıcalar Osmanlı döneminin sonlarına doğru bakımsızlıktan harap bir hale gelmiş ve ilk kez Abdülmecit döneminde (1839–1861) onarılmıştır. Bu... Devamı

Yalova Kaplıcaları Termal Kaplıcaları (Termal)

2010-12-13 20:18:00

Yalova Kaplıcaları Termal Kaplıcaları (Termal) Yalova’nın güneybatısında Termal ilçesinde, Gökçedere ile Üvezpınar köyleri arasında sıcak su kaynakları bulunmaktadır. Bu kaynaklardan VI. yüzyıldan itibaren yararlanılmıştır. Antik Çağlarda bu kaplıcalar Pythia, Pythion, Therma isimleri ile tanımıştır. Buraya daha çok Pythia Therma denilmesinin nedeni de toprak çatlaklarından ve yarıklarından buhar ile su nedeniyle, Mitolojik Yeraltı Tanrısının burada yaşadığına inanılmasıdır. Termal Kaplıcalarında Atatürk’ün isteği üzerine Arif Müfit Mansel 1932 yılında kazı ve araştırma yapmış bu araştırmalar sırasında mezar taşları, adak stelleri, dehlizler, kilise kalıntıları bulunmuştur. Ayrıca II. Iustinianus’un (685–695; 705–711) monogramlarını taşıyan sütunlara da rastlanmıştır. Kaplıcanın bulunduğu vadinin kuzey ve güneyinden iki kırık fay hattı geçmektedir. Bundan ötürü de deprem bölgesi olan bu yerde tüf ve lavların yanı sıra konglamera, dasit ve bereşlere de rastlanmıştır. Buradaki fay kırıklarının derinliğinin 5–6 km. aşağıya indiği sanılmaktadır. Burada kaynayan mağmanın ısıttığı maden suları çeşitli kaynaklardan dışarıya çıkmaktadır. Bu kaynaklar arasında da ısı farklıklıkları bulunmaktadır. Bu kaynaklar Valide Hamamı’nda 64 derece, Termal’de 60 derecedir. Yer altı kaynaklarından sağlık açısından yararlanılmakta ve banyo kürleri yapılmaktadır. Özellikle kalp, damar, sinir sistemi hastalıkları, cilt, romatizma, bağırsak, sindirim sistemi, karaciğer, safra kesesi, psikolojik rahatsızlıklar ve kadın hastalıklarına iyi gelmektedir. Ayrıca içme kürleri de yapılmaktadır. Kaplıcalar Osmanlı döneminin sonlarına doğru bakımsızlıktan harap bir hale gelmiş ve ilk kez Abdülmecit döneminde (1839–1861) onarılmıştır. Bu... Devamı

Gençler yeteri kadar uyumuyor

2010-06-28 23:45:00

      Çok sayıda Araştırma Genclerin Yeteri kadar uyumadığını ortaya koyuyor. Bu nedenle de okullarında başarılı olamıyor, ödevlerini gerektiği şekilde yapamıyorlar. Elbette sağlıkları da bu durumdan fazlasıyla etkileniyor. Yeni bir araştırma, daha fazla uyku için, ışığa maruz kalınan saatlerin azaltılması gerektiğini gösteriyor. Çok sayıda araştırma, gençlerin yeteri kadar uyku uyumadığını gösteriyor. Bu nedenle de okullarında başarılı olamıyor, ödevlerini gerektiği şekilde yapamıyorlar. Elbette sağlıkları da bu durumdan fazlasıyla etkileniyor. Yeni bir araştırma, daha fazla uyku için, ışığa maruz kalınan saatlerin azaltılması gerektiğini gösteriyor. Uyku alışkanlıklarını inceleyen bir araştırmaya katılan bir grup genç, uyku saatlerini etkileyen bazı ışınları engellemeye yarayan turuncu gözlükler kullanıyor. Araştırma ekibinin başkanı New York eyaletindeki Rensselaer Politeknik Enstitüsü Işık Araştırmaları Merkezi'nden Mariana Figueiro şöyle konuşuyor: "Gençlerin sabahları çok zor uyandığını biliyoruz. Yanıt aradığımız soru şu: ışığı kullanarak gençlerin daha erken saatte uyumalarını, ilaç kullanmadan sabah uykularını almış şekilde kalkmalarını sağlayabilir miyiz?" Uykusuzluk, gençlerin okul hayatını etkiliyor. Bazı anne babalar, çocuklarına gece uyuyabilmeleri için uyku ilacı veriyor. Uyku düzeni, 13 yaş civarında büyük değişime uğruyor. Bu yaşta vücudun biyolojik saati yeniden ayarlanıyor. Uyumayı sağlayan melatonin hormonu, daha geç saatlerde salgılanmaya başlıyor. Melatonin hormonunun salgılanması, ışıktan da etkileniyor. Mariana Figueiro, "Araştırmanın amacı ışığın uyku üzerindeki etkilerini anlamak, ışığı kullanarak uyk... Devamı